
16 yaşımdayım. Hayatta bir çok zorlukla karşı karşıya gelmişizdir hepimiz, her insanoğlu. Acının gelecek zamanda tatlı bir anı olarak anımsandığı olaylarda vardır , ''unutmak ve alışılmışlığa katlanmak'' gibi bilinçli eziyet anlarıda günümüzdeki beklerimiz misali ...
Bir Galatasaray taraftarıyım -İnsanın 2000 senesindeki Final maçını videolardan izlediğinde , 4-5 dakika olsa bile , sıcak bir yaz günü olduğu halde kıllarının kupaya uzanmak istercesine kalkmasıdır belkide - ve bundan ölesiye,zevk alarak gurur duymak istiyorum Metini , Hagisi , Hakanı , Mondragonu , Jardeli , Ardasıyla. Buraya bir çok isim daha yazmak güzel olurdu en azından defanstan , yıllardır bu takıma emek vermiş biri belki. Galatasaraylı olduğum yıldan beri akıl irademi yönetmeye , Sabri çıkmış piyasaya benim ile. Manşetler haykırıyordu o zaman ''İşte yeni Emre'' Mircea Lucescu güveniyordu yıldız adayımıza bir kere. Yıllar geçer:
Ve Sabri bir Liverpool maçından sonra ilk defa Avrupadan teklif almıştır , bu bir adım mıdır? Lucescu gelecekte yetenekli bir yıldız adayı olarak gösterdi ve Sabrinin bunu yerine getirmeye bir adım yol kalmıştır , oysaki ben farketmediğim için 28 felan sanırdım sabriyi. daha 22 yaşındaydı. Ama yönetim satamadı. Sorunlar çıktı işte... Ben en son UEFA' da Bordeaux ve 2006 senesinde Bursaspora attığı golleri hatırlıyorum. Adam olacak sabri gitti manava karpuz sallıyor topa vururcasına. Yıllardır bek hasreti çekeriz bu yüzden hem sol hem sağ nerde prekazi nerde ergün !
Artık bizim günümüzde sarı-lacivertli ezeli rakimizdeki Güiza varsa, onlar içinde Sabri vardır.Esprilerden bir tanesi seçtim : ''Hayat gol atmaksa eğer , bana gelen ortalar neden hep Sabri'den'' Ne olursa olsun iyide yaptı kötüde, belkide sadece orta sahada üçlü çektirdi ama olsun. Yürü be Galatasaraylı.